
Aman Allahım bu ne yağmur böyle... İnsanlara bak nasıl da kaçışıyorlar... Durun be yağmur bu ... Az biraz ıslanın ne olacak... Tam da yeni aşıklar için bir hava... Bina saçaklarına toplandı herkes... Nekadar önemliyse, ıslatın beni yağmurlar...
Amanın bu güzel bayanda kim... Acaba ne alcak alacak... Yanına gitmelimiyim... İlgiliymiş gibi mi yapmalıyım... Hayır ozamanda çok bilmiş görüncem... Arkasından yaklaşmalıyım... Evet tıpkı o tiyatrodaki gibi...
-Pardon bayan... Lütfen arkanızı dönmeyin... Çok güzelsiniz benim yüzümü görmenizi istemiyorum... Belki beni çok yakışıklı bir beyefendi zannedersiniz... Sevgilim olsa sizin için aldatırdım... Lütfen arkanızı dönmeden yürüyün...
Ben bir yazarım, beş parası olmayan, kendi halindeki yazarlardan... Şu insanları görüyormusunuz nasıl da kaçışıyorlar... Oysa bu yağmur tam aşık olmak için... Emin olun nemlenmiş buğday sarısı saçlarınızı okşamak isterdim...
Diye devam ederken buğday renkli saçları olan bayan bir apartmanın önünde durdu... Sağ elini yavaşca kaldırıp salladı... Bir daha göremeyeceği bayanın peşini bırakıp gitti... Belki birdaha görebilirdi... Kim bilir birdaha nerede karşısına çıkacak...




