27 Aralık 2009 Pazar

ÇAY&SİMİT

Sabahları içilen 2 bardak çay-simit keyfi... Arkadaşlarla gereksiz konularda muhabbet...
Güzel bir manzara oturta bilmek bunların yanına... Keyifler yerinde birazda... Eski arkadaşlar hala unutulmamış zamanlar, dostlar... Hala muhabbetler keyifli... Hala çayı bir yudum içtikten sonra soğutuyoruz...

Hiçbir zaman unutamıycağım birkaç dostlukdan başka birşeyim... Yardım, cömertlik, insanlık hali...

MUSTAFA BUĞRA GÜLEÇ

26 Aralık 2009 Cumartesi

Bir Vakit

Birkez daha uykum kaçsa, bir tarafa dalıp gidiyor gözlerim... Uyumaya mecalim kalmadı... Düşüyor bir sel gibi zihnim. Bir ceset gibiyim sokak ortasında, ruhunu pesinden getiren...

Nekadar soyutlasam bir yanım hep somut kalıyor, bir yanım hep eksik, uykusuz. Bir yanım hep sel olup akıyor...


Birkez daha uyansan rüyamın en güzel yerinde soğuk, ıslak geceye. Ağaçların yapraklarına damlayan yağmur sesini dinliyorum...

Kısa süreli halisülasyonlar... Kısa süreli anımsamalar...

Nezaman başladın rüya?

Birkez daha kaçırdın uykumu...

Sessiz Sedasız Bu Gece Beyoğlu

Sessi sedası duyulmayan bir Beyoğlu gecesi...
Hafiften süslenmiş sokaklar...

Bir ara sokak daha...
Duvarları tarih ve sidik kokan...
Ben zannetmeyeli...

Kim bilir kaç travestinin dövüldüğü sokaklar...
Kaç çinayete tanık olmuş...

Kenara köşeye sıkışmış birkaç müzisyen...
Ortalarda hafif sarhoş birkaç insan...

Beyoğlu bügün silik biraz daha...
Beyoğlu'nun sokakları hayalperest dolu...


M. BUĞRA GÜLEÇ

21 Aralık 2009 Pazartesi

Birşeyleri Beklemeyi Ummak

1.

Ufak bir umut gibi gelmişti en baştan...

Ufak bir düş...

Bir sabah erkenden dışarı çıkıyorum...

Boyumdan büyük dalgaların vurduğu bir sahil...

Şemsiyenin fayda etmediği bir yağmur...
Yalnız başıma attığım her bir adım ızdırap...

2.

Körelmiş bir jilet gibi... Banyonun bir köşesinde paslanmaya terk edilmiş... Sabah sabah içilen esrar gibi, güneşin keyfine varamadan gece olmuş... Aşşağılanmış bir sokak da yürümek gibi... 5 metre dalganın üstüne çökmesi... Yanıp sönen eski bir lamba... Her taraf örümcek ağı, sıvaları dökülmüş duvarlar... Tiner dolu bir şişe... Adam yorgun ayaklarında kara sular var ... Adam ölü mezar suratlı... Adam gülüyor adam ölürken gülüyor...
Hafif bir halk ezgisi çalıyor... Temizlenmiş taş plak sesleri eşliğinde...
Mustafa Buğra Güleç
 
Copyright 2009 SKALONGA
Mustafa Buğra Güleç... Skalonga.blogspot.com isimli sitede çeşitli yazılar yayımlanmakta ve otomatik olarak 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak koruma altına alınmaktadır. Bunun içindir ki; yazılı, basılı, görsel ve sanal ortamda yazarın izni olmadan ya da altında yazarın ismi belirtilmeden asla kullanılamaz | 1024x768 çözünürlük İE7, Maxthon, Opera ve Mozilla